Destek Menkul Değerler araştırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı, Avrupa’daki borç kriziyle mücadele hızlı ve sağduyulu davranılmaması ve kurtarma fonunun zamanında devreye sokulmamasıyla güven ortamının kalıcı olarak zarar görmesini önümüzdeki günlerde en büyük risk olarak gördüğünü söyledi.
Tokalı, önümüzdeki birkaç aylık dönemde, hem dışarıda politika yapıcılarının borç sorunları karşısında izleyecekleri stratejiler, hem de içeride ekonomi yönetiminin orta vadeli program çerçevesinde tamamlayacağı reform ve önlemler paketinin yanı sıra para politikasının güvenilirliğini kazanıp kazanmayacağı açısından oldukça kritik olacağını dile getirdi.
Piyasaların sert satışlarla karşılaştığı ve daha sonraki dönemde yön arayışıyla geçirdiği üçüncü çeyreğin ardından, son çeyrek trendlerin biraz daha belirlilik gösterebileceği bir dönem olabileceğini kaydeden Tokalı, "Hem para hem de maliye politikası otoritelerinin stratejilerinin ortaya konacağı, dolayısıyla buradan yansıyan tabloya göre piyasalarda pozisyonların oluşturulacağı bir dönem bekliyoruz. Sağduyulu politikaların ortaya konması durumunda, son çeyrek toparlanmaların gözlenebileceği bir dönem olabilir. Ancak, içinde bulunduğumuz dönemde finansal piyasalarda yaşanan türbülansın güven ve reel ekonomik göstergelere önümüzdeki dönemde yansıyabileceği göz önüne alındığında, ekonomik büyüme görünümü ve bilanço açıklamalarının destekleyici rolü sınırlı olabilecek.
Diğer taraftan iç piyasalarda, dış dengede iyileşmenin ve büyümede sürdürülebilir seviyelere geri gelişin işaretlerinin belirginleşmesi son çeyrek itibariyle beklendiğinden, sözkonusu gelişmelerin gözlenmesi para politikasının yönüyle ilgili endişeleri azaltabilir ve biraz daha olumlu ayrışma senaryosunun gözlenmesini sağlayabilir" diye konuştu.
Nakitte kalmak daha uygun
Önümüzdeki bir aylık dönem için yatırımcılara tavsiyelerde bulunan Tokalı, "Kısa vadede finansal dalgalanmaların yüksek kalacağı anlaşılan mevcut konjonktürde, nakitte kalmak uygun bir yatırım tercihi olabilir. Seviyeler göz önünde bulundurularak portföyde, altın ve döviz gibi kısa vadede gevşeme hareketleri sınırlı olabileceği izlenimi veren enstrümanlara da yer verilebilir" dedi.
Tokalı, şöyle devam etti: "Düşük faiz ortamının uzunca bir süre devam edecek olması, altında orta vadeli yükselişin korunmasını sağlayacak. Hem yaşanan küresel sarsıntıda doların ABD'nin not indirimine karşı "global çapa" özelliğini kaybetmemiş olması, hem de içeride bizim merkez bankamızın düşük faiz politikasını devam ettirmede kararlı tavrı, yatırım portföylerinde dolara yer verilebileceğine işaret ediyor. Özellikle, ihracata dayalı büyümenin ön plana çıkarılmış olması ve zayıf dış talep karşısında kurun rekabet avantajının belli seviyelerde tutulmaya çalışılması TL'de aşırı değerlenmenin arzu edilmediğini gösteriyor."
Tokalı, özellikle kamu dengeleriyle ilgili sıkıntılar ve iyileşme gözlenmesi için zamana ihtiyaç olması, küresel krizden hızlı bir çıkış senaryosun gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini, dolayısıyla 2012 yılı da, ekonomik ve finansal dengelerde dalgalanmaların yüksek olduğu bir dönem olabileceğini ifade etti.